top of page

21.53

Genel olarak yazacak bir konum olmamakla birlikte şunu fark ettim. Herkese kolay ısınamayıp nasıl oluyor da çabuk inanıp çabuk bağlanıyorum bunu anlamıyorum. İşin içinde çıkmayı beklemek yerine hayatımda sürekli bir şeyler yaşıyorum. Komik aslında evet herkes yaşıyor ama ben sürekli sınanıyorum. Yanlış yaptığım yerlerden ve yanlış yaptığım hassas noktalardan. Aslında şöyle bir konuşma geçmişti çok da haklı bir konuşmaydı: Yaran varsa bir yerde orası sürekli kanar ve insan yarası olan yerden hata yapar. Zaten yaran olan bir yerden çok sağlıklı adım atıyor, normal kararlar veriyosan bu senin ya kendini kandırdığını ya da sağlıklı olmadığını gösteriyor.

Hatalarımın nedenini dış faktörlere bağlamak yerine kendimde arıyorum ama şöyle bir fark var kendimi suçlamıyorum. Eskiden bunu da yapardım, kendimi suçlardım. Kendi hatalarımı, ne noktalarda zarar gördüğümü fark edip, analiz ediyorum. Daha sonra kendime bir söz veriyorum ve bunu azaltmaya veya engellemeye çalışıyorum. Ne oluyor tahmin edin, yaptığım bütün analizler boşa gidiyor çünkü ben, kendime verdiğim sözü tutmuyorum, yapamıyorum, kıyamıyorum, üzülüyorum. Yine kendimden çok ya da önce başkalarını düşünüyorum.


Bir insanın sürekli sonbaharı yaşadığını düşünün, hep döküyorum. Onaramadıkça kendimden eksiliyor. Kısa zamanda boynumda ki bütün incileri döküşüm, beni duygusuz biri yaptı bir heykel misali. Fakat kötü bir heykeltıraşım, kötü gün heykeltıraşı eserlerim hep renkli fakat müşterilerim hep siyah, kara günde çalar kapımı. Gökten bir şey indirdiler, nereye koysalar bulamıyor yerini. Sadece bilinmezlik değil, birçok soru işareti belirdi ruhuma. Ait hisseder mi bir insan yoksa orayı kendisi mi çiçek açtırmalı. Belki ben tek başıma bir bahçe olamıyorum. Evet evet bu ben olamıyorum. Çünkü orası bir bahçeydi, rengerenk gezerdim, severdim, gülerdim. Boş bir tarla da sıcak ortasında, kış ortasında kanatlarımla kaldım. Arsa bile benim değil, ekecek bir köşe buldum, bahçe olur muyum, bilmiyorum. Peki olduk diyelim, çoğaldı çiçekler ya toprağım tutmazsa, gidebilecek miyim, bir toprağı olmayan ne yapar havayı mı arar denizi mi ?

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
KENDİM İÇİN

Beni leylekler getirse daha güzel olurdu belki de. Bir taş misali kayaların arasında büyüttüm ben kendimi. Hiç mi savaşmadım hırçın...

 
 
 
YÜZLEŞMELER VE BIRAKMALAR

Olabileceğinin en iyisiyle, olduğunun arasında gidip gelecek aklının perdeleri. Esecek, bazense durgun. Hep aynı koltukta mı oturacaksın?...

 
 
 

Yorumlar


Join my mailing list

Thanks for submitting!

© 2023 by The Book Lover. Proudly created with Wix.com

  • hislerinibul
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Instagram
  • Heyecan Sosyal Simge
bottom of page